Denizli/Tavas/Kızılcabölük kasabasında yeni kurulan 100 başlık işletmeye acilen mesleki tecrübeye sahip Veteriner Sağlık Teknisyeni - Teknikeri (Teknisyen kökenli) alınacaktır.
İRTİBAT KENAN SİPAHİOĞLU 0532 293 48 33
Veteriner Sağlık Teknisyenliği Mesleği 100. Yaşında! VESTED 60. Yaşında
10 Şubat 2012
05 Şubat 2012
İş İlanı : Veteriner Hekim, Tekniker, Teknisyen ve Zooteknist
Konya-Ereğli yakınlarındaki bir damızlık süt sığırı işletmesi için
aranmaktadır.
İlgilenen meslektaşlarımın, mail adresime cv'lerini göndermelerini istirham ediyorum.
Sevgi ve Saygılarımla
Dr. Bülent Bülbül
Veteriner Hekim
bulentbulbul@gmail.com
Bahri Dağdaş Uluslararası Tarımsal Araştırma Enstitüsü-Konya
- Veteriner Hekim
- Veteriner Sağlık Teknikeri
- Veteriner Sağlık Teknisyeni
- Zooteknist (Ziraat Mühendisi)
aranmaktadır.
İlgilenen meslektaşlarımın, mail adresime cv'lerini göndermelerini istirham ediyorum.
Sevgi ve Saygılarımla
Dr. Bülent Bülbül
Veteriner Hekim
bulentbulbul@gmail.com
Bahri Dağdaş Uluslararası Tarımsal Araştırma Enstitüsü-Konya
18 Ocak 2012
Tüm kedi ve köpekler kayıt altına alınacak
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının ''Kuduz Hastalığından Korunma ve Kuduz Hastalığı ile Mücadele Yönetmeliği'' Resmi Gazetenin bugünkü sayısında yayımlandı.
Buna
göre, kuduz hastalığı ile ilgili Ulusal Referans Laboratuvarı
Bakanlıkça belirlenecek. Ulusal referans laboratuvarı, teşhis
materyallerinin kullanımı ve aşıların denenmesi için standartları ve
teşhis metotlarını koordine etmekten sorumlu olacak.
Bu
amaçla Ulusal Referans Laboratuvarı Türkiye'de teyit edilmiş vakalardan
alınan kuduz virüsünün izolatlarını saklayacak, hastalığın kontrolü ve
yok edilmesine yönelik araştırmaları koordine edecek, ilgili bilgi ve
raporları toplayacak, karar vericilere tavsiyelerde bulunacak, ülkede
kullanılacak aşılar hakkında karar vericilere görüş bildirecek.
Ülkede
kuduz hastalığının teşhisini yapacak laboratuvarlar Bakanlıkça
belirlenecek ve yetkilendirilecek. Yetkilendirilen laboratuvarlar Ulusal
Referans Laboratuvarı tarafından denetlenecek.
Üç
aydan büyük köpek ve altı aydan büyük kedi sahibi olanlar hayvanlarını
kayıt altına aldırmakla yükümlü olacak. Sahipli olan köpek ve kedilere
sahibinin talebi halinde daha genç yaşlarda da olmak üzere veteriner
hekimler tarafından mikroçip uygulanarak onaylanmış kimlik belgesi
verilecek. Bu hayvanlar köylerde muhtarlıklar, belediye sınırları
içerisinde belediyeler tarafından tutulmakta olan sahipli hayvan kayıt
defteri ile Bakanlık veri tabanına kaydedilecek. Belediyelerde
tutulmakta olan kayıtlar Bakanlık tarafından denetlenecek.
Belediyeler
sorumluluk alanındaki sahipsiz köpek ve kedilerin sayısı ile bunlara
ait bilgileri belediye kayıtları ve Bakanlık veri tabanında güncel bir
halde tutmak zorunda olacak. Sahipsiz köpek ve kediler belediyelerce
uygun bir yöntem ile bireysel veya sürü bazında işaretlenecek, belediye
veteriner hekimleri tarafından belediye sahipsiz hayvan kayıt defterine
işlenecek, sayıları ve aşılamaları hakkında bilgiler belediye veteriner
hekimleri tarafından Bakanlık veri tabanına işlenecek ve gerektiğinde
güncellenecek.
Bakımevlerinde
bulunan köpek ve kediler bakımevi sorumlu veteriner hekimi tarafından
uygun bir yöntem kullanılarak bireysel veya sürü bazında işaretlenir,
kısırlaştırma bilgileri ve aşı uygulamalarına ait veriler tutulacak ve
bu verilerin belediye sahipsiz hayvan kayıt defterine kaydedilmesi ve
Bakanlık veri tabanında güncel bir şekilde bulunması sağlanacak.
Bakımevi sorumlu veteriner hekimi
tarafından mikroçip uygulanacak, kimlik belgesi verilecek, sahiplendirme
kaydının belediye sahipli hayvan kayıt defterine işlenmesi, sahip ve
aşı bilgilerinin Bakanlık veri tabanında güncellenmesi sağlanacak.
Ev
ve süs hayvanı satış yeri sahipleri iş yerlerinde ticari amaçlı bulunan
köpek ve kedilere veteriner hekim tarafından mikroçip takılmasını
sağlayarak Bakanlık veri tabanına kaydettirmekle, satışı yapılan köpek
ve kedilere sahibi adına kimlik belgesi verilerek kime satıldığı, aşı
uygulamaları gibi bilgileri belediye kayıtları ile Bakanlık veri
tabanına işletmekle yükümlü olacak.
YILDA BİR DEFA AŞILAMA
Sahipli ya da sahipsiz tüm kedi ve köpeklerin yılda bir defa hastalığa karşı aşılanması ile aşı kayıtlarının tutulması zorunlu olacak.
Buna göre 3 aydan büyük köpek ve kedi sahipleri hayvanlarını yılda bir defa hastalığa karşı aşılatmakla yükümlü olacak.
Belediye
sorumluluk alanındaki veya muhtarların yazılı talebi üzerine köylerdeki
üç aydan büyük sahipsiz köpek ve kelerin de belediye hekimleri
tarafından yılda bir defa aşılanması, aşılananların işaretlenmesi ve
kayıt altına alınması zorunlu olacak.
Hastalığın
önlenmesi amacıyla hayvan sahipleri hayvanlarını hiçbir şekilde terk
edemeyecek. Hayvan sahipleri hayvanlarının diğer hayvanlarla ya da
insanlar ile kontrolsüz bir şekilde temasını engelleyecek tedbirleri
almak ve şüpheli temasları il ve ilçe müdürlüklerine bildirmekle yükümlü
olacak.
Çeşitli
nedenler ile hayvan bakmaktan vazgeçenler ya da hayvanlarına bakamayacak
hale gelenler durumlarını belediyeler ve bakımevlerine bildirmekle
yükümlü olacak. Bu kişilerin hayvanları bakımevleri, gönüllü kuruluşlar
veya belediyeler tarafından yeniden sahiplendirilmek ya da koruma altına
alınmak zorunda olacak.
HASTALIK DURUMUNDA ALINACAK ÖNLEMLER
Hastalık şüphesi oluşturan sıra dışı davranışlar, ısırma veya ısırılma bulguları, yabani hayvanlarla temas ve sebebi belli olmayan hayvan ölümlerinden haberdar olan hayvan sahipleri ve bakıcıları, veteriner hekimler ile muhtarlar, köy korucuları, celepler, çobanlar, gemi kaptanları, istasyon ya da gümrük memur veya idarecileri gibi ilgililer durumu aynı gün içerisinde yetkili otoriteye bildirmek zorunda olacak.
Şüpheli
bir hastalık durumunun kuduz vakası olduğunun laboratuvar tarafından
teyit edilmesinden sonra, durum sağlık müdürlüğüne bildirilecek, resmi
veteriner hekim vakanın olduğu yere gidecek hastalık çıkış raporu
düzenleyecek, hayvan sağlık zabıtası komisyonunu yeniden toplayarak ve
gerekli tedbirleri karara yazdırarak imza altına aldıracak.
Belediyeler, muhtarlıklar, hayvan sahipleri ve diğer kurumlar hayvan
sağlık zabıtası komisyon kararında belirtilen hususlar ile resmi
veteriner hekim tarafından teklif edilen önlemleri uygulamakla yükümlü
olacak.
Kuduz
hastalığı teyit edildikten sonra hastalık şüphesi esnasında kuduz
şüpheli bölge olarak belirlenen alan ya da alanlar kuduz risk alanı
olarak ilan edilecek.
Aşılı
olmaları şartıyla, avda olan av köpekleri, sürüleri koruyan çoban
köpekleri, tasma ve kayış benzeri sınırlayıcı bir önlemle birlikte
kendisine itaat ettikleri bir insan refakatinde bulunan köpekler istisna
olmak üzere aşılı dahi olsalar köpek ve kedilerin kuduz risk alanında
dolaşmaları yasaklanacak.
HASTALIKLARA KARANTİNA
Hastalık teyidi yapıldıktan sonra kuduz risk alanı içinde teyit edilen vaka ile teması tespit edilen işletmelerdeki hayvanlar işletme dışına çıkamayacak, bu işletmelere yeni hayvan getirilemeyecek.
Hastalık teyit edilen hayvanlar ile bu hayvanın ait olduğu işletmedeki hayvanların sütleri imha edilecek.
Isırılma
nedeniyle müşahede altına alınan hayvanları ısıran hayvanda kuduz
hastalığının resmi olarak teyit edilmesi halinde bu hayvanın ısırdığı
hayvanlar müşahede sonucu beklenilmeden öldürülecek ve imha edilecek.
Hastalık
teyidinden sonra, kuduz risk alanında yeni bir vaka görülmemesi ve
karantina altındaki hayvanların tamamının hasta olmadıkları
anlaşıldığında hastalık sönüşü yapılır ve yürürlükte olan tedbirler
kaldırılacak.
Karantina
altına alınan hayvanların kedi, köpek, et yiyen, sığır, manda ve tek
tırnaklı olması durumunda, yeni bir vaka görülmemesi şartı ile karantina
başlangıcından altı ay sonra, karantina altına alınan hayvanların
koyun, keçi, domuz ve kanatlı olması durumunda ise karantina
başlangıcından 3 ay sonra hastalık sönüşü yapılarak tedbirler
kaldırılacak.
Yetkili
otorite tarafından, temizlik, dezenfeksiyon ve kuduz virüsünün elimine
edilmesi için temizleme, dezenfeksiyon ve arındırma işlemleri, resmi
gözetim altında hastalık etkeninin yayılma ve hayatta kalma riskini yok
edecek şekilde yürütülecek.
Yönetmelik hükümlerine aykırı davrananlar hakkında idari yaptırımlar uygulanacak.
[NTV]
17 Ocak 2012
İş İlanları : Veteriner Sağlık Teknisyeni ve Teknikeri
İzmir Kemalpaşa Damızlık Süt Sığırcılığı İşletmesine Veteriner Sağlık Teknisyeni veya Teknikeri aranmaktadır.
Ücret dolgundur. İlgilenen arkadaşların aşağıdaki telefon numarasına başvurmaları gerekmektedir.
TEL.0533 810 20 70 (METE DARICI )
---------------------------------------------------------------
Denizli ili Honaz ilçesinde bulunan Şahinler Otom.Ent.Tes.Hay.Tar.Ür.San.Tic.LTD.ŞTİ (180 SAĞMAL KAPASİTE) çalışmak üzere acilen Suni Tohumlama ve diğer mesleki tecrübelere sahip Veteriner Sağlık Teknisyeni veya Teknikeri aranmaktadır. Lojman mevcut olup, sosyal şartlar iyidir. Müracaat: Veteriner Hekim ALİ ÇÖVÜT: 0541 723 77 70
---------------------------------------------------------------
Denizli ili Honaz ilçesinde bulunan Şahinler Otom.Ent.Tes.Hay.Tar.Ür.San.Tic.LTD.ŞTİ (180 SAĞMAL KAPASİTE) çalışmak üzere acilen Suni Tohumlama ve diğer mesleki tecrübelere sahip Veteriner Sağlık Teknisyeni veya Teknikeri aranmaktadır. Lojman mevcut olup, sosyal şartlar iyidir. Müracaat: Veteriner Hekim ALİ ÇÖVÜT: 0541 723 77 70
Bakan Eker: Sütte kanser riski var
Tarım Bakanı Eker, piyasada satılmakta olan sütlerde karaciğer kanseri, sarılık ve siroza yakalanma riskini artıran antibiyotik kalıntısı ve aflatoksin M1 olduğu iddialarını doğruladı.
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, Türkiye’de 7’den 70’e her kesimin günlük olarak tükettiği sütlere ilişkin çarpıcı bir itirafta bulundu. Eker, piyasadaki sütlerde karaciğer kanseri, sarılık ve siroza yakalanma riskini artıran antibiyotik kalıntısı ve aflatoksin M1 olduğu iddialarını doğrulayarak, “Bakanlığımızca yürütülen kontrol ve denetimlerde sütlerde antibiyotik kalıntısına ve aflatoksin M1’e rastlanabilmekte olup bunlarla ilgili gerekli yasal işlem yapılmaktadır” yanıtını verdi. Eker, Milliyet gazetesinin haberine göre, mevzuata uygunsuz faaliyet gösteren işletmelerin isimlerinin ifşa edileceğini kaydederken, “her eve bir gıda denetçisi” projesini hayata geçireceklerini belirtti. MHP ve CHP’li milletvekilleri, piyasada satılan sütlerde karaciğer kanserine, sarılık ve siroza yol açan zararlı maddelerin olduğu iddialarını TBMM’ye taşıdı.
KODEKSE AYKIRI
Eker’e, “Piyasada satılan çoğu firmalara ait sütlerde antibiyotik bulgusuna, bazı ürünlerde de aflatoksin M1’e rastlandığı ve bu maddenin karaciğer kanseri, sarılık ve siroza yakalanma ihtimalini artırdığı doğru mudur” sorusu yöneltildi. Eker ise 12 Aralık 2012’de TBMM’ye gönderdiği resmi yazıda, itiraf niteliğinde ifadeler kullanarak, “Gıda kodeksine aykırılık hususu içermektedir. Bakanlığımızca yürütülen kontrol ve denetimlerde sütlerde antibiyotik kalıntısına ve aflatoksin M1’e rastlanabilmektedir” dedi.
İFŞA EDİLECEK
Eker, sağlıksız üretim yapan işletmelere yaptırımlar arasında isimlerinin kamuoyuna açıklanmasının da bulunduğunu belirtirken, “Mevzuata uygunsuz faaliyet gösteren işletmeler açıklanacak, ayrıca mevzuata uygun faaliyet gösteren firmaların belli kriterler çerçevesinde kamuoyu ile paylaşımı sağlanmaktadır. Böylelikle sadece uygunsuz işletmelerin ifşası değil, iyi olan işletmeleri ödüllendirerek yönlendirme anlayışı ile çalışmalar devam ediyor” dedi.
İŞLETMELERE CEZA VERİLDİ
Öte yandan Eker, bakanlığın kurduğu ALO GIDA 174 hattına 2011 sonu itibarıyla 551.630 şikayet geldiğini, bu aramalardan 86.237’sinin kayda alındığını ve 82.817’sinin sonuçlandırıldığını vurguladı. Eker, “Denetim yapılan başvuruların yüzde 17’si için cezai işlem uygulanmıştır. Uygulanan cezai işlemlerin yüzde 70’i idari para cezası, yüzde 24’ü üretim/faaliyetten men ve yüzde 6’ı ise suç duyurusu şeklinde gerçekleşmiştir” dedi. Eker, verilen idari para cezalarının 1000 TL’den 10 bin TL’ye kadar uzandığını belirtti.
GDO DENETİMİ ARTIRILDI
Eker, Türkiye’de hali hazırda 65 özel ve 41 de kamu olmak üzere toplam 107 gıda kontrol laboratuarı bulunduğunu, denetimlerin yetkilendirilmiş uzman laboratuar personeli tarafından yürütüldüğünü kaydetti. Eker son 2 yılda 693 bin denetim yapıldığını kaydetti. Eker, GDO ve mikrobiyoloji birimlerinin faaliyete geçirilerek bu kapsamdaki analizlere öncelik verdiklerini kaydederek, “Ülkemizde her türlü gıda ve yemlerde tarama, izolasyon ve miktar olarak GDO analizi yapabilen laboratuvar sayısı son 2 yılda 3’ten 22’ye çıkarılmıştır” dedi.
HER EVE DENETÇİ
Sağlıksız üretimlerin engellenmesi ve denetimlerin artırılması konusunda da Eker, şunları kaydetti: “Denetimin ve denetçinin izlenebileceği interaktif mobil denetim projesi hazırlandı. Tam teçhizatlı gezici denetim araçları ile görsel medya imkânları (kamu spotu) kullanılmaya başlandı. ‘Her eve bir gıda denetçisi’ sloganıyla öğrenci ve ailelerine yönelik ‘genç gıda denetçileri’ gibi projeler hazırlandı.”
[NTV]
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, Türkiye’de 7’den 70’e her kesimin günlük olarak tükettiği sütlere ilişkin çarpıcı bir itirafta bulundu. Eker, piyasadaki sütlerde karaciğer kanseri, sarılık ve siroza yakalanma riskini artıran antibiyotik kalıntısı ve aflatoksin M1 olduğu iddialarını doğrulayarak, “Bakanlığımızca yürütülen kontrol ve denetimlerde sütlerde antibiyotik kalıntısına ve aflatoksin M1’e rastlanabilmekte olup bunlarla ilgili gerekli yasal işlem yapılmaktadır” yanıtını verdi. Eker, Milliyet gazetesinin haberine göre, mevzuata uygunsuz faaliyet gösteren işletmelerin isimlerinin ifşa edileceğini kaydederken, “her eve bir gıda denetçisi” projesini hayata geçireceklerini belirtti. MHP ve CHP’li milletvekilleri, piyasada satılan sütlerde karaciğer kanserine, sarılık ve siroza yol açan zararlı maddelerin olduğu iddialarını TBMM’ye taşıdı.
KODEKSE AYKIRI
Eker’e, “Piyasada satılan çoğu firmalara ait sütlerde antibiyotik bulgusuna, bazı ürünlerde de aflatoksin M1’e rastlandığı ve bu maddenin karaciğer kanseri, sarılık ve siroza yakalanma ihtimalini artırdığı doğru mudur” sorusu yöneltildi. Eker ise 12 Aralık 2012’de TBMM’ye gönderdiği resmi yazıda, itiraf niteliğinde ifadeler kullanarak, “Gıda kodeksine aykırılık hususu içermektedir. Bakanlığımızca yürütülen kontrol ve denetimlerde sütlerde antibiyotik kalıntısına ve aflatoksin M1’e rastlanabilmektedir” dedi.
İFŞA EDİLECEK
Eker, sağlıksız üretim yapan işletmelere yaptırımlar arasında isimlerinin kamuoyuna açıklanmasının da bulunduğunu belirtirken, “Mevzuata uygunsuz faaliyet gösteren işletmeler açıklanacak, ayrıca mevzuata uygun faaliyet gösteren firmaların belli kriterler çerçevesinde kamuoyu ile paylaşımı sağlanmaktadır. Böylelikle sadece uygunsuz işletmelerin ifşası değil, iyi olan işletmeleri ödüllendirerek yönlendirme anlayışı ile çalışmalar devam ediyor” dedi.
İŞLETMELERE CEZA VERİLDİ
Öte yandan Eker, bakanlığın kurduğu ALO GIDA 174 hattına 2011 sonu itibarıyla 551.630 şikayet geldiğini, bu aramalardan 86.237’sinin kayda alındığını ve 82.817’sinin sonuçlandırıldığını vurguladı. Eker, “Denetim yapılan başvuruların yüzde 17’si için cezai işlem uygulanmıştır. Uygulanan cezai işlemlerin yüzde 70’i idari para cezası, yüzde 24’ü üretim/faaliyetten men ve yüzde 6’ı ise suç duyurusu şeklinde gerçekleşmiştir” dedi. Eker, verilen idari para cezalarının 1000 TL’den 10 bin TL’ye kadar uzandığını belirtti.
GDO DENETİMİ ARTIRILDI
Eker, Türkiye’de hali hazırda 65 özel ve 41 de kamu olmak üzere toplam 107 gıda kontrol laboratuarı bulunduğunu, denetimlerin yetkilendirilmiş uzman laboratuar personeli tarafından yürütüldüğünü kaydetti. Eker son 2 yılda 693 bin denetim yapıldığını kaydetti. Eker, GDO ve mikrobiyoloji birimlerinin faaliyete geçirilerek bu kapsamdaki analizlere öncelik verdiklerini kaydederek, “Ülkemizde her türlü gıda ve yemlerde tarama, izolasyon ve miktar olarak GDO analizi yapabilen laboratuvar sayısı son 2 yılda 3’ten 22’ye çıkarılmıştır” dedi.
HER EVE DENETÇİ
Sağlıksız üretimlerin engellenmesi ve denetimlerin artırılması konusunda da Eker, şunları kaydetti: “Denetimin ve denetçinin izlenebileceği interaktif mobil denetim projesi hazırlandı. Tam teçhizatlı gezici denetim araçları ile görsel medya imkânları (kamu spotu) kullanılmaya başlandı. ‘Her eve bir gıda denetçisi’ sloganıyla öğrenci ve ailelerine yönelik ‘genç gıda denetçileri’ gibi projeler hazırlandı.”
[NTV]
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)