Kuş Gribi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kuş Gribi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Şubat 2008

'Kuş Gribi Marmara'da Yayılabilir' Uyarısı


Veteriner Hekimler, kuş gribinin Marmara Bölgesi’ne doğru yayılabileceği konusunda uyarıda bulundu.

AB Veteriner Hekim Platformu’nun yaptığı açıklamada, Karadeniz bölgesinde tespit edilen Kuş Gribi hastalığının kanatlı sektörünün yoğun olduğu Marmara bölgesine doğru yayılma eğiliminde olduğu belirtildi. Kuş gribi gibi salgın hastalıklarla mücadelede başarı için veteriner hizmetlerinin etkin hale getirilmesinin zorunluluğuna işaret edilen açıklamada, “Veteriner hekimler, hizmetlerine ’hakim’ olmak zorundadır.

Yönetemediğimiz teşkilat ile hastalıkları önlememiz beklenemez" denildi. Bu günkü şartlarda kuş gribi hastalığının tüm dünyada ortadan kaldırılamayacağının kaydedildiği açıklamada, hastalığın dönüp dolaşıp Türkiye’ye geleceği savunuldu.

Açıklamada, kuş gribi ile mücadelede hiçbir ülkenin kendi başına başarılı olamayacağı ifade edilerek, “Tüm ülkelerin birlikte çalışması ile hastalığın zararları en az seviyeye indirilebilir. Alınacak etkin tedbirler, yaygın iletişim ve erken uyarı sistemleri ile salgınların sınırlı odaklar halinde kalarak yayılması önlenebilir. Bu konuda en önemli görev veteriner sağlık çalışanlarına düşmektedir" denildi.

"HAYVAN HASTALIKLARI İLE MÜCADELE YÜRÜTÜLEMİYOR"
Türkiye’de kuş gribi hastalığının teşhisinin dünya standartlarında hızlı ve doğru şekilde yapılabildiğine işaret edilen açıklamada, Türkiye’nin bu alanda deneyim ve bilgi birikimine sahip uzman veteriner hekimlere sahip olduğu ve hastalığın teşhisi ile ilgili hiçbir sorunun Türkiye’de bulunmadığının altı çizildi. Buna karşın, Tarım Bakanlığı’nın taşra teşkilatında yeterli sayıda veteriner hekim, veteriner sağlık teknikeri, veteriner sağlık teknisyeni, araç-gerecin olmadığı ve mevcut heterojen yapılanmada hayvan hastalıkları ile mücadele hizmetlerinin etkin bir şekilde yürütülemediği de belirtildi.

Türkiye’de son derece modern ve yüksek biyogüvenlik şartlarını taşıyan entegre kanatlı tesislerin bulunduğunun vurgulandığı açıklamada, “Nitekim geçmiş salgınlarda kanatlı sektörüne bulaşma olmamıştır. Ancak, bundan sonra da olmayacak anlamına gelmez. Bu gerçek gözardı edilmeden biyogüvenlik önlemleri aynı sıkılıkta devam ettirilmelidir. Dünya Sağlık Örgütü ve benzeri kuruluşlar sürekli olarak kuş gribi hastalığı konusunda riskin hiçbir zaman sıfırlanamayacağı ve hazırlıklı olunması uyarıları yapmaktadırlar. Bu önemli konuda her kurum ve kesim sorumluluklarını tam olarak yerine getirmeli ve risk olasılığını en aza indirmelidir" denildi.
[Milliyet]

27 Temmuz 2007

Uluslarası Kuş Gribi Kongresi

ULUSLARARASI KUŞ GRİBİ KONGRESİ

INTERNATIONAL AVIAN INFLUENZA CONGRESS

02-05 EYLÜL 2007

LARES PARK HOTEL, ANTALYA/ TURK

Ayrıntılı Bilgi İçin : Koruma Kontrol Genel Müdürlüğü sayfasına bakınız :
Uluslararası Kuş Gribi Kongresi

08 Kasım 2006

İsrail'de Avian Infulenza Hastalığı


Dünya Hayvan Sağlığı Teşkilatında ( OIE ) alınan hastalık bülteninde İsrail‘de Avian Influenza hastalığının görüldüğü bildirilmesi üzerine bu ülke orijinli ve/veya çıkışlı bir kısım canlı hayvan ve hayvansal ürünlerin ülkemize ithalatı 23.03.2006 tarihinde yasaklanmıştı.

Söz konusu hastalığın durumu Genel Müdürlüğümüzce takip edilmiş ve Dünya Hayvan Sağlığı Teşkilatında ( OIE ) alınan hastalık bülteninde İsrail‘de Avian Influenza hastalığının söndürüldüğü ve karantina tedbirlerinin kaldırıldığı bildirilmiştir.

Bu itibarla, 3285 sayılı Hayvan Sağlığı ve Zabıtası Kanununun 7nci Yönetmeliğinin 16ncı maddesi gereğince Avian Influenza hastalığı nedeniyle İsrail orijinli ve /veya çıkışlı canlı hayvan ve hayvansal ürünlerin ithalatına uygulanan ithalat yasağı 01.11.2006 tarihinden itibaren yürürlükten kaldırılmıştır

AVIAN INFLUENZA (Tavuk vebası, Kuş gribi)

AVIAN INFLUENZA HASTALIĞI

Ragıp BAYRAKTAR
Uzman Veteriner Hekim (Etlik Veteriner Kontrol Araştırma Esntitüsü)
CENTRAL VETERINARY CONTROL AND RESEARCH INSTITUTE

Hastalığın Tanımı

Tavuk vebası, kanatlılarda Orthomyxoviridae familyasındaki viruslardan A tipi Avian influenza virusu tarafından oluşturulan, solunum ve sinir sistemine ait belirtilerle birlikte yüksek mortalite ile seyreden akut bir hastalıktır.

Hastalığın Önemi

Tavuk vebası, bütün dünyada büyük ekonomik kayıplara neden olan bir hastalık olup tavukçuluk sektörünü tehdit eden önemli viral hastalıklardan biri olarak kabul edilmektedir.

Yabani kuşlar doğal rezervuar konakçıdır. İlk olarak 1959 yılında Scotland’da ve ardından 1961 yılında Güney Afrika’da Avian influenza-A virusu H5N1 olarak izole edilmiştir. Virus dünyada kanatlı türleri arasında dolaşmaktadır.

Avian influenza virüsunun A, B ve C antijenik tipleri vardır. B ve C tipi yalnız insanlarda hastalık oluşturur. A tipi ise, insan, domuz, at, balina, Amerikan vizonu ve kanatlılarda solunum yolu enfeksiyonu oluşturduğu tespit edilmiştir.A tipi viruslar Hemaglutinin (HA) ve Neurominidase (NA) antijenik yapılarına bağlı olarak alt tiplere ayrılmışlardır. Bilinen 15 farklı Hemaglutinin (H) ve 9 farklı Neurominidase (N) tipinin varlığı söz konusudur. Kanatlı hayvanlarda 80'den fazla farklı özellikte inluenza virusu izole edilmiştir. Bunlar arasında en fazla patojenik olanları (Tavuk Vebası virüsü (H7N7), Hindi İnfluenza virusu (H6N2, H8N4), Tavuk Scot/59 (H5N1), Tern/Güney Afrika (H5N3) virüsleridir.

İnfluenza virusları ılıman ve kutuplara yakın bölgelerdeki insan, domuz ve at populasyonlarında belirli zamanlarda, özellikle kış mevsiminde, tropikal ve subtropikal bölgelerde ise bütün yıl boyunca görülmektedir. Bununla beraber kanatlı ve deniz memelilerinde herhangi bir zamanda influenza salgınları çıkabilir. Öldürücü bir hastalık olan Avian influenza'nın etkeni birçok ülkede izole edilmiştir. Hastalık son on yılda Meksika, Avustralya, Hong Kong ve İtalya’da görülmüştür. Bu günlerde (8 Ocak – 9 Şubat 2004) Asya ülkelerinde (Kore, Vietnam, Japonya, Çin, Tayland, Kamboçya, Hong Kong, Pakistan ve Endonezya) A tipi viruşun H5N1 serotipi büyük salgınlar yapmakta ve en son olarak da A.B.D.’de 9 Şubat 2004 tarihinde görülmüş olup ABD ve Pakistan’da izole edilen A tipi viruşun H7 serotipidir.

Kıtalar arası çıkan salgınlarda, virusun subtiplerinde bir benzerlik yoktur. Bu da şunun önemini vurgular; yatay enfeksiyonların yanında, genetik mutasyonlarda hastalığın etkisi ve şiddeti üzerinde büyük bir rol oynamaktadır. İtalya’da yaşanan problemler devamında, genetik değişimin gerçekten problemlere sebep olabileceği ortaya konulmuştur. Daha önceki yıllarda ise; ABD, Kanada, Fransa, Rusya, İsrail, Almanya, Macaristan, Çekoslavakya, Yeni Zelenda ve Hindistan’da görüldüğü rapor edilmiştir. Virus hemaglutinasyon ve hemadsorbsiyon özelliğine sahiptir. Virusun bütün suşları embriyolu tavuk yumurtasında ürer ve embriyoyu öldürürler. Enfekte embriyoda yaygın hemorajiler oluşturur. Virus doku kültüründe de ürer. Ribonükleoprotein antijenlerine göre tiplendirilir. Virus daha çok ördeklerden izole edilmekle birlikte hindi, tavuk, sülün, evcil kaz, bıldırcın, tavus kuşu, muhabbet kuşu, martı, bataklık kuşları, keklik, deniz kuşları, beç tavuğu ve papağan cinslerinden de izole edilmiştir.

Çok patojen Avian influenza virusları ile oluşan hastalık vakalarında genellikle solunum güçlüğü, aşırı göz yaşı, yüz ve başta ödem, deri altında siyanoz ve hemoraji, ibik ve sakallarda siyanoz ile ishal görülür. Tavuk ve hindilerde kimi zaman hiçbir belirti görülmeden de ani ölüm şekillenebilir.

Orta patojen suşların neden olduğu hastalık formunda anoreksi, depresyon ve verim düşüklüğü görülür. Yumurtacı hayvanlarda % 75- 80 verim kaybı ile tüm kanatlılarda % 10-100 arasında ölüm görülür.

Hastalığın Yayılması

Bulaşmada göçmen kuşlar önemli rol oynamaktadırlar. Enfekte kuşların gaitaları ve sekresyonları ile bulaşık yem, su, alet-ekipman, personel, kuluçkahanede kırılan yumurtalar yayılım nedenleridir. Hastalığın horizontal bulaşması (yatay bulaşma yani hayvandan hayvana) çok rastlanan bulaşma şeklidir. Vertikal bulaşma (dikey bulaşma yani tavuktan yumurta yoluyla civcive) ile ilgili kesin bir kanıt bulunmamakla beraber enfekte hayvanlardan elde edilen yumurtaların kabuklarında etkenin varlığı tespit edilmiştir. Virusun hava yolu ile taşınması bir kaç kilometre ile sınırlıdır. Ayrıca hastalık böcekler, kan emici sinekler ve rodentlerle enfekte hayvanlardan duyarlı olanlara mekanik olarak bulaşır. İnkubasyon periyodu birkaç saat ile iki üç gün arasında değişebilmektedir.

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...